Uluslararası likidite Nedir? Uluslararası likidite Ne demek? – Bilgi Anahtari

Uluslararası likidite nedir? (Ekonomi)

(International liquidity) Uluslararası ödemelerin finansmanı için ülkelerin sahip oldukları resmi dış rezervlerin ya da ödeme araçları stoklarının toplamı.

Genellikle ülkelerin resmi dış rezervleri merkez bankaları tarafından tutulur ve bu rezervler altın, döviz, Özel Çekme Hakları (SDR) ve ımf rezerv pozisyonlarından oluşur. Uluslararası likidite kavramı, ülkelerin sahip oldukları bu rezervlerin toplamını, diğer bir deyişle dünya rezerv arzını ifade eder. Dünya ticaretinin ve mali akımlarının giderek genişlemesi, uluslararası likiditenin de artırılmasını gerektirir.

Ancak, uluslararası likiditenin tam olarak dünya ihtiyaçlarına uygun bir oranda artırılması gerekir. Likiditenin ihtiyaçtan daha yüksek oranda artırılması, uluslararası ekonomiyi enflasyona sürükleyebilir. Çünkü, bu durumda ülkeler, aşırı biçimde harcamalarını genişletici politikalar izlemeye koyulabilirler. Tersine, uluslararası likiditenin dünya ekonomisinin gerektirdiğinden daha düşük bir hızla artması ise uluslararası ödeme sıkıntısı yaratarak dünya ekonomisini bir depresyona sürükleyebilir. Ülkelerin resmi rezerv ihtiyaçları, dolayısıyla uluslararası likidite arzının büyüklüğü, önemli derecede onların uyguladıkları döviz kuru sistemleriyle ilgilidir. Sabit kur sistemlerinde, belirlenen resmi kurların sabit düzeyde sürdürülebilmesi için, merkez bankasının döviz rezervlerini kullanarak, zaman zaman piyasaya müdahalede bulunması gerekir.

Diğer bir deyişle, bu sistemlerde döviz rezervlerine olan ihtiyaç yüksektir. Oysa değişken kur sistemlerinde döviz kurları piyasadaki arz ve talep güçlerine göre değiştiği için dış rezerve olan ihtiyaçlar asgari düzeye inmektedir. Ancak, tam bir değişken kur sisteminin uygulanmadığı durumlarda (Bkz. Kirli Dalgalanma), dış rezerve olan ihtiyaçlar da artacaktır. Global düzeyde uluslararası likitide ihtiyaçlarını belirlemek için, dünya ticaretindeki artış oranı, dış ticaret hacmindeki dalgalanmalar, uygulanan kur sistemleri, dış borçlanma olanakları, dış rezerv tutmanın maliyeti, v.s. gibi objektif göstergelere dayanarak hesaplamalar yapılabilir. Ancak gerçekte, uluslararası likidite ihtiyaçları, merkez bankası yöneticilerinin karar ve tercihlerine bağlı bulunmaktadır. Bunu ise çoğu kez objektif kıstaslarla açıklama olanağı yoktur. Fritz Machlup, merkez bankaları yöneticilerinin dış rezerv tutma kararlarını “bayanların elbise dolabı”na benzetmiştir.

Şöyle ki halen sahip olunulan miktar ne olursa olsun, yeni ve daha fazlasından daima büyük zevk alınır! 1973 Martında yıkılmasından önce Bretton Woods Sisteminde altın önemli bir rezerv parası idi. Bugün de bazı ülkeler rezervlerini altınla tutmaktadırlar. Ancak altın, arzının kolayca arttınlamaması, üretiminin pahalılığı, özel spekülasyona konu olması gibi nedenlerle iyi bir rezerv aracı durumunda değildir. O nedenle zaman içerisinde altının paralık fonksiyonları azaltılmıştır. Örneğin bugün altının resmi bir sabit fiyatı bulunmamaktadır. Dolayısıyla altın rezervlerinin parasal değeri altının piyasa fiyatlarına bağlıdır.

Geçmişte ve günümüzde, ülkelerin dış ödeme rezervlerinin en büyük bölümü döviz (yabancı ülke paralan) cinsinden tutulmuştur. Bu amaçla en çok kullanılan para Amerikan Dolandır. Onu sınırlı ölçüde İngiliz Sterlini izlemiştir. Bugün doların uluslararası likidite içindeki payı bir ölçüde azalmış, onun yerine Alman Markı, Japon Yeni, İsviçre ve Fransız Frankı gibi paralar geçmiştir. Ancak Dolar günümüzde de ağırlığını taşımaktadır. IMF tarafından çıkartılan Özel Çekme Haklanmn genellikle iyi bir rezerv aracı olduğu konusunda görüş birliği vardır. Ancak, bu da toplam rezervler içinde sınırlı bir rol oynamıştır. Aynı şey IMF’deki rezerv pozisyonlan için söylenebilir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir