Portföy yönetimi Nedir? Portföy yönetimi Ne demek? – Bilgi Anahtari

Portföy yönetimi nedir? (Ekonomi)

(Portfolio management) Bir gerçek ya da tüzel kişinin sahibi bulunduğu hisse senedi, tahvil ve öteki menkul değerler onun portföyünü (portfolyosunu) oluşturur. Zamanla değişen ekonomik koşullar, portföyde de değişiklikler yapılmasını, yani bazı menkullerin çıkartılmasını, bazılarının ilave edilmesini veya menkullerin miktarlanmn değiştirilmesini gerektirebilir. Bu gibi konularda karar vermek ve gerekli düzenlemeleri yapmak, uzmanlık isteyen bir iştir. Bu konuya portföy yönetimi adı verilir.

Portföy yönetimi, bankalar ve uzmanlık kuruluşlan tarafından yapılır. Portföy yönetiminin dayandığı bazı ilkeler vardır. Bunun için risk, gelir ve değer artışı faktörlerinden biri veya birkaçına ağırlık verilebilir. Portföy yöneticisi, portföy sahibinin bu konudaki tercihlerini dikkate alarak portföyü yönetir. Bununla birlikte, portföy sahibinin bir uzman danışmanın bilgilerinden yararlanarak portföyünü kendisinin yönetmesi de mümkündür.

Portföy oluşturma ve yönetimi konusundaki en önemli husus, menkullerin (kağıtların) iyi tanınmasıdır. Bunun için de ait oldukları şirketlerin iyi bilinmesi ve bunların yakından izlenmesi gerekir. Menkulleri tanımanın, borsa hareketlerini yakından izlemenin bir yolu, onlara portföy içinde azar azar yer vermektir. Yatırımcı portföy oluştururken öncelikle, yatırabileceği miktar, bunda sürekli artış olup olmayacağı, portföy dışında acil ihtiyaçları için nakit fonlarına sahip bulunup bulunmadığı ve parasının ne kadarını portföye yatırabileceği gibi hususlara karar verecek ve ondan sonra portföyünün içeriğini düzenleyecektir.

Yatırımcının tercihleri, güven, gelir, randıman, değer artışı ve likidite konularından biri veya birkaçına ağırlık verımek biçiminde olabilir. Tercih edilecek yatırım ve portföy tipi, yatırımcının kişisel ve sosyal durumuna bağlı olacaktır. Tasarruf sahibinin amacı kaliteli yatırımda bulunmaktır. Bu ise onun tercihlerine bağlı olarak, en muhafazakar yatırım şeklinden (en hareketsiz tahviller) en hızlı artış gösteren hisse senetlerine kadar değişme gösterebilir.

Bununla birlikte, bu konuda bazı ana ilkelerden hareket etmek gerekir. Örneğin riskin, sektörler, bölgeler ve firmalar itibariyle dağılımı, alım-satımlarda doğru zamanlama yapılması, yeni fırsatlara karşı portföyün bir kısmının likit durumda tutulması, bunlardan bazılarıdır. Gelir, randıman, risk ve değer artışı gibi faktörler genel olarak dikkate alınması gereken hususlardır. Bunlara farklı derecelerde ağırlık verilebilir. Bu ise her portföy için ayrı bir amaç belirlenmesini gerektirir ki, bu da portföy yöneticisinin işini karmaşıklaştırır ve güçleştirir. O bakımdan uygulamada, bu faktörlerin farklı bileşimlerini ve bunlarm değişik derecelerini dikkate alarak hazırlanan “tip portföy”ler vardır.Bunlardan herhangi biri yatırımcının tercihlerine cevap verebilir. Ör neğin randıman – güven bileşimine önem verenler için % 100 tahvil önerilirken, randıman – değer artışına önem verenler için % 50 tahvil ve % 50 tanınmış hisse senedi bileşimi önerilebilir. Böylece yatırımcı, yatırım eğilimi bakımından kendisine en yakın olan politikayı seçer. Bazıları riskin az olmasına önem verdikleri için düşük randımanlı portföy oluştururlarken, riskten hoşlananlar daha yüksek gelir karşılığı daha fizikolu portföylere yönelebilirler.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.