İtici güç Nedir? İtici güç Ne demek? – Bilgi Anahtari

itici güç nedir? (Felsefe)

Genel anlamıyla, doğadaki, toplumdaki ve düşünmedeki gelişmenin ve değişmenin hareket ettirici nedenini dile getiren felsefi kavram.

Diyalektik maddeci anlayışa göre, hareketin ve değişmenin itici gücü doğa-üstü güçlerde yatan çelişkilerden başka bir şey değildir, kendi içinde yatmakta olup, bu itici güç tüm nesnelerin, süreçlerin, sistemlerin özünde yatan çelişkilerden başka bir şey değildir. . Nesnel gerçeğin her alanında, o alana özgü biçimlerde var olan ve etki yapan ve birbirine karşıt yanların, eğilimlerin, çabaların bütünlüğü olan çelişki, en genel anlamda, her hareketin ve gelişmenin itici gücüdür.

Çelişkiler, insan toplumunda da, toplumsal gelişmenin temel itici güçleridir. Ancak, burada, kendi çıkarlarını gözeten, bunların hareket nedenlerini, gerekçesini izleyerek kendi tarihlerini kendileri yapan insanların eylemleri aracılığıyla etki yaparlar. Toplumsal gelişmenin itici gücünün ne olduğu sorusu, burada «bu hareket-nedenlerinin arkasında hangi itici güçlerin bulunduğu, faaliyet gösterenlerin kafalarında böylesine hareket-nedenlerine dönüşen şeylerin hangi tarihsel nedenler olduğu sorusu haline gelir. Demek ki, tarihsel olarak eylem yapan insanın hareket-nedenlerinin arkasında bilinçli ya da bilinçsiz -ve genellikle bilinçsiz- olarak duran ve tarihin asıl itici gücünü oluşturan itici güçleri araştırmak söz konusu olunca, o zaman, istedikleri kadar kalburüstü insan olsunlar, bu gibi tek insanların hareket-nedenleri araştırmaktan çok büyük kitleleri, tüm halkları ve her toplum içindeki geniş halk kitlelerini harekete geçiren nedenleri araştırmak gerekir ve burada da bir an için, geçici olarak parlayıp sönüveren saman alevlerine yol açan nedenleri değil de, süreli, büyük bir tarihsel değişmeyi gerçekleştirecek olan eylemi oluşturan nedenleri araştırmalıdır. »(Engels) büyük halk kitlelerini harekete geçiren bu itici güçler, ekonomik yaşam koşullarında, özellikle mevcut sosyo-ekonomik kuruluş’ un üretim ilişkileri ile üretim güçleri arasındaki çelişkide aranmalıdır.

Bu çelişki, uzlaşmaz çelişkiler barındıran her sosyo-ekonomik kuruluşta sınıflar arasındaki temel çıkarların ve hareket-nedenlerinin, ekonomik yaşam koşullarının karşılığı olarak ortaya çıkar ve genel yasal düzenliliklere uygun olarak sınıf savaşımına yol açar. Buradan sınıf savaşımının, uzlaşmaz çelişkiler barındıran sınıflı toplumların tümünde tarihsel gelişmenin başlıca itici gücü olduğu sonucu çıkar. Sınıf savaşımı başlıca itici güçtür, çünkü toplumsal yaşamın her alanına uzanır ve halk kitlelerini tarihsel hareketin içine çeker, insanların doğrudan tarihsel eylemlerinin alanıdır. Sınıf savaşımı, belirleyici itici güçtür çünkü yalnızca-toplumsal devrimlerde doruk noktasına ulaşan- sınıf savaşımı sayesinde köklü toplumsal dönüşümleri gerçekleştirmek olanaklıdır. Sınıf uzlaşmazlıklarının ve sınıf savaşımının temelinde, son tahlilde, üretim güçleri ile üretim ilişkileri arasındaki çelişki yatar. Bu çelişkinin ve bu çelişkiye dayanan sınıf savaşımının zemini üstünde çeşitli maddi ve fikirsel itici güçler doğabilir ve insanların, gurupların, katmanların ve sınıfların eylemlerine etki yapabilirler.

Sosyalist toplumda toplumsal itici güç konusunda büyük bir değişiklik olur çünkü sınıflar arasındaki uzlaşmazlığın ve sınıf savaşımının yerine, temel çıkarları ortak olan sınıfların ve katmanların birlikte çalışmaları geçer ve toplumsal gelişme, en temel toplumsal itici güçlerden bilinçli olarak yararlanılacak şekilde, bilerek ve planlı olarak yönlendirilir. Sosyalist toplumda sınıf savaşımı, toplumsal gelişmenin itici gücü olmaktan çıkar, onun yerini üretim güçleri ile üretim ilişkilerinin gelişim düzeylerinin farklılığından kaynaklanan çelişkiye indirgenebilen, birbiriyle bağıntılı bir dizi maddi ve fikirsel itici güç alır. Sosyalist toplumda itici güçlerin oluşturduğu sistem içinde,-işçi sınıfının, kooperatif köylüleri sınıfının ve aydınların sosyalizmin geliştirilmesi için ortak faaliyet göstermelerini sağlayan– toplumsal, grupsal ve bireysel çıkarlar arasındaki uyum gibi, -üretim güçlerinin hızla gelişmesini sağlayan- üretim ile artan gereksinim arasındaki çelişki gibi itici güçlerin yanı sıra artan sosyalist bilinç, toplumsal sorumluluk, sosyalist yurtseverlik ve sosyalist enternasyonalizm gibi fikirsel itici güçler büyük bir önem taşırlar.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.