Feodalizm Nedir? Feodalizm Ne demek? – Bilgi Anahtari

Feodalizm ne demek?

Orta Çağ'da, 9 ve 15.yüzyıllar arasında kendini gösteren, feodal sistem genel olarak mutlak bir otoritenin yokluğundan yararlanılarak kurulmuş, yerel derebeylerin yönetici fonksiyonunda oldukları siyasi ve ekonomik bir sistemdir.

En geniş tanımı ile toprak sahibi derebeylerin topraklarını köylülere hizmet etme veya orada çalışma karşılığında vermesidir denebilir. Yani köylü derebeyine bağlılığını kabul eder, bu toprak üzerinde yaşar, toprağın bir kısmı ona ait olur ve çocuklarına aktarabilir.

Fransızcadan alıntılanmış “derebeylik sistemine bağlı yönetim şekli” anlamına gelen “féodal” kelimesinden türemiştir. Fransızca sözcük ise Latincedeki Ortaçağ hukukunda belli zorunluluklar karşılığında sağlanan mülk şekli” anlamına gelen “feodum” kelimesinin sonuna -alis eki eklenmesiyle ortaya çıkmıştır.

Feodal devlet nedir?

Kralın otoritesinin de bulunduğu ancak yerel bölgelerde derebeylerin hüküm sürdüğü bir devlet yönetiminin olduğu topraklara “feodal devlet” denebilmektedir. Özellikleri bakımından iç işlerinde serbest ancak dış meselelerde krala veya imparatora bağlı, zayıf bir merkeziyetçilik ile yönetilen devletlerdeki federal devlet anlayıştır.

Feodal bey nedir?

Derebeyidir. Yani, Orta Çağ Avrupa'sında toprak sahibi olan ve kendine bağlı köylüler bulunan, yerel güce sahip kişilere feodal bey denebilir.

Feodalizm nedir? (Felsefe)

Tarih içerisinde köle sistemi temelli bir toplumun yerini alan ve sonradan da kapitalist sistemin kurulması ile ortadan kaybolan sosyoekonomik bir düzendir.

Feodalizm, derebeylerinin hem toprağın mülkiyetine hem de üretici olan serflere veya köylülere sahip olması hakkıyla tanımlanabilir. Feodal mülkiyet biçiminden başka köylülerin ve zanaatkarların kendi üretim araçlarında mülkiyetleri olduğu da görülmüştür.

Feodal toplumda üretim güçleri henüz azgelişmiş durumdadırlar. Üretim, en başta serflerin ve köylülerin, toprak sahibi derebeylerini ve yüksek din adamlarını kapsayan sınıf tarafından sömürülmesine dayanmaktaydı.

Feodal üretim, geniş ölçüde bir doğal ekonomidir. Gelişmiş bir mübadeleye veya birikime olanak tanımaz.

En sonunda üretim güçlerinin gelişmesi, kapitalist üretim tarzını hazırlar böylece feodalizmin içinde büyüyen kent burjuvaları, feodal toplumu yıkıp kapitalist toplumu kurmakla yükümlü olan toplumsal bir güç haline gelir.

Feodal rejimin özellikleri nelerdir? Feodal sistemde ekonomik ve siyasi yapı

Feodal rejimin sonuçlarından biri de siyasi yapının bir piramite benzemesiydi; halk rahipler, soylular, burjuvalar, köylüler olarak sınıflara ayrılmış.

Tüm toprağın mülkiyeti derebeyinde toplandığından köylü sınıfı hiçbir zaman sınıf atlayamamıştır. Bu nedenle de sosyal adalet sağlanamamıştır.

Feodal yönetim sebebiyle Avrupa'da mutlak bir otorite sağlanamamış, küçük yönetim birimleri kendini göstermiştir. İdare tek bir merkezden yapılmadığından, bu durum kralın yetkisini kısıtlıyordu.

Feodal rejimin Avrupa toplumuna en önemli etkilerinden biri de; yalnızca bir derebeyine bağlı olunmasından dolayı bir devlet rejimi kendini gösterememiş, köylü ya da sarfe denen kişilerin yalnızca tek bir kişiye bağlı kalmış olmasıdır.

Derebeyleri veya baronlar devlete bağlı olsa da onları kendi aralarında savaş ilan etmekten geri tutacak bir bağlılık ortaya çıkmamıştır.

Avrupa'nın feodal toplumlarında kilise özel bir yer tutar. Topraklarının çok büyük olması, iyi örgütlenmiş hiyerarşisi ve manevi etkisi sayesinde kilise, feodal toplumun en büyük politik, ekonomik ve ideolojik gücü olmuştur.

Hristiyanlık, feodal düzeni, tanrının istediği bir düzenmiş gibi gösterip, onu haklı çıkarmaya yaramıştır.  Ayrıca feodalite ticaret ve ekonomik büyümeyi de büyük ölçüde engellemiş, toprağı işleyen köylünün lordunun izni olmadan hiçbir yere gidemeyeceği bir sistem olarak kendini sürdürmüştür.

Ticarette gelişme olmadığı için ekonomi ve gelişmiş iş bölümü görülmemiştir. Köylü her zaman üretimin ana gücü olmuştur.

Ayrıca toprak sahibi toprağın üzerinde istediği kadar hak iddia edebiliyordu ve köylü lordunun inşa ettiği yolu kullanıyordu çünkü kendi inşa etmesi yasaktı. Bu da derebeyine tam bir bağlılık ve sadıklık ortamı oluşturmuştu.

Feodalizm nasıl ortaya çıkmıştır? Feodalizmin ortaya çıkma sebepleri nelerdir?

9. yüzyılda başlayan feodal rejim özellikle Batı Avrupa'da ve Fransa'da ortaya çıkmış ve tüm Avrupa'ya yayılmıştır.

Roma İmparatorluğu'nun ekonomik sisteminin değişmesi feodalizmin ortaya çıkış sebeplerindendir çünkü bu dönemde özellikle de İtalya'da tarım özgürce yapılmakta ve hatta ticaret bile sağlanmaktaydı; ancak fetih hareketlerinin duraklaması sonucunda Roma İmparatorluğu'nun ekonomik gücü azaldı ve vergileri artırdıkça köylüler şehirlere taşındı ve buralarda toprak sahibine bir miktar para ödeyerek tarım yapmaya başladılar.

İmparatorluğun son dönemlerine denk gelen bu hareket, devletin tamamen yıkılması ile kendini derebeylik sistemi olarak göstermiştir.

Ancak ilk olarak Fransa'daki Frank Karolenj İmparatorluğu'nda görülen bu yönetilme şeklinin doğuş yeri Fransa olarak kabul edilir. Buradan da İngiltere'ye taşınmıştır.

Feodal sistemin Avrupa'da yaygınlaşması

Feodal sistemin kendini tüm özellikleri ile göstermesi 9 ve 10. Yüzyılları bulmuştur. Bu sırada saban ve üzenginin keşfi de tarım sisteminin gelişimine oldukça yardımcı olmuştur.

İklim özelliklerinden dolayı Kuzey Avrupa'da değil de daha güney bölgelerde ilk olarak bu düzen yaygınlaşmıştır.

Ancak sonraları saban sayesinde Kuzey Avrupa'da da topraklar verimlileştirilmiş ve artan ürünlerle halkı koruyabilecek bir askeri sınıfın beslenme ihtiyacı karşılanabilecek hale gelmiştir.

Şövalyeler olarak adlandırılan bu sınıf üretimin sürekliliğini sağlayarak köylü kesimin üzerinde onların koruyucuları olarak var olmuştur.

Bu düzen içerisinde serfler, soyluların topraklarında üretimi sağlamış geri dönüş olarak ise soylular tarafından korunmuşlardır.

Üzenginin icadı ise dönemdeki savaşlarda farklı taktikler izlenmesine olanak vermiş, ağır süvariler yani şövalyeler ortaya çıkmıştır.

Kalın zırhlar giyinmelerine karşın üzengi sayesinde at üzerinde rahatça durabilen şövalyeler ateşli silahların kullanılmasına kadar geçen dönemde Avrupa'nın askeri gücünü oluşturmuşlardır.

Ayrıca Avrupa'nın göçebeler tarafından istilaya uğraması da burada feodal bir düzen ihtiyacını artırmıştır. Derebeylik sisteminin bu yönü ile de istilalar engellenmiş ve köyler güvenli yerler olmuştur.

11. Yüzyılda İngiltere'yi istila altına alan Normanlar feodalizmi buraya da taşımışlardır. Hali hazırda İngiltere'de Anglosaksonların istilaları ile feodalizme benzer bir sistem görülüyor olsa da Normanların sayesinde tüm özellikleri ile feodalizm ortaya çıkmıştır.

Ancak Almanya'ya feodalizm 12. Yüzyılda Frank Karolenj İmparatorluğu'nun kurulmasından sonra ulaşmıştır. İspanya ve İtalya'da ise durum çok farklı gelişmiş, İspanya 12. Yüzyılda Arap egemenliğine girdiğinden burada farklı bir düzen görülmüştür.

İtalya'da ise halen Roma İmparatorluğu'nun izleri görüldüğünden kuzey kesimlerde şehir hayatı devam etmiş, güney ise bu süreç boyunca Bizans İmparatorluğu'nun altında kaldığından feodalite, burada Bizans'ın komutasından çıkana kadar görülmemiştir.

Feodal rejimin zayıflamasının nedenleri nelerdir?

11 ve 13. Yüzyıllarda görülen Haçlı Seferleri Papa'nın talebi üzerine Müslümanların ellerindeki toprakları alma ve Türkleri Anadolu'dan çıkarma adına düzenlenmiş seferlerdir ve bu seferlere Avrupa'dan birçok derebeyi katılmış bir çoğu geri dönememiştir.

Barutun ateşli bir silah olarak kullanılmaya başlanması İstanbul'un Fethinde görülmüş ve savaş taktiklerini oldukça etkilemiş bir buluş olmuştur. Çünkü artık barutun kaleleri yıkma özelliği keşfedilmişti ve derebeyleri kalelerin arkasına güvende olmayacaktı.

14. yüzyılda başlayan Coğrafi Keşifler ile ticaret gelişmiş, tarımsal faaliyetler gerilemiş, yeni bir tüccar sınıfın temelleri atılmıştır.

Kilisenin otoritesinin azalması ve devlet üzerinde kralların söz sahibi olmaya başlaması artık büyük devletler kurulacağının sinyallerini vermekte idi.

Feodalizm sonucunda oluşan toplumsal sınıflar nelerdir?

Soylular: Derebeyleri, dükler, kontlar, şövalyeler, lordlar ve baronların oluşturduğu bu sınıf her türlü hakka sahip olan, şatolarda ve kalelerde yaşayan, yerel bölgelerindeki yönetimle ilgilenen kişilerdir. Soyluluk babadan çocuklarına miras bırakılabilirdi.

Rahipler: Kiliselerin sahip olduğu topraklar sayesinde rahipler oldukça rahat yaşamlar sürer, sahip oldukları topraklar üzerinde otorite kurar ve söz sahibi olurlardı.

Burjuvalar: Ticaretle veya sanatla uğraşan kişiler bu sınıfa mensuptu ve onlar da bağlı oldukları derebeyine vergi verirlerdi.

Köylüler: Bu sınıf kendi içinde ikiye ayrılırdı. Özgür köylüler yaşadıkları toprakları ekip biçme özgürlüğüne sahiptiler ancak bağlı oldukları soylu sınıf mensubuna vergi verirleri, toprağı çocuklarına miras bırakabilirlerdi. Ancak serfler yani köle köylüler de denebilecek bu sınıfın hiçbir hakkı yoktu ve soyluların malı sayılırlardı, hatta toprakla birlikte alınıp satılabilirlerdi.

Feodalizm kelimesinin sözlük anlamı

1. Derebeylik sistemi.

Feodalizm kelimesinin cümle içinde kullanımı

Avrupa'da feodalizmin tamamen çöküşü ancak Sanayi Devrimi sonrasında mümkün olmuştur.

Feodalizm kelimesinin İngilizcesi

1. Feudalism

Kaynakça: tdk.gov.tr

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.