Cahit sıtkı tarancı Nedir? Cahit sıtkı tarancı Ne demek? – Bilgi Anahtari

Cahit Sıtkı Tarancı

Cahit Sıtkı Tarancı(1910- 1956), son devir Türk şairlerinin en ünlülerindendir. Diyarbakır'da doğdu. Öğrenimini İstanbul’da tamamladı, Galatasaray'dan mezun oldu. Lise tahsilinden sonra ilk şiirlerini yayınlamaya başladı. Bir süre Ankara'daki Mülkiye Mektebi'ne devam ettikten sonra Paris'e gitti. Bir yandan da şiir yazıyordu. 2. Dünya Savaşı'nın başlaması üzerine, 1940'ta tahsilini bitiremeden yurda döndü.

1943'te memur olarak çalışmaya başladı, çeşitli görevlerde bulundu. 1954 yılında aşırı içki düşkünlüğü yüzünden felce uğradı. Türkiye'de tedavi edilemeyince Viyana'ya gönderildiyse de, orada öldü. Cenazesi Türkiye'ye getirildi. Cahit Sıtkı kendisine has özelliği olan bir şairdi. İlk şiirleri son zamanlarda yazdıklarına göre daha karamsardır. Şiirlerinden çoğunun temelini yaşamaya, güzelliklere karşı duyduğu sonsuz sevgi teşkil eder. Başlıca eserleri: Ömrümde Sükut, Otuz Beş Yaş, Düşten Güzel ve Sonrası'dır.

Cahit sıtkı tarancı'nın şiirlerinin konusu

Cahit sıtkı tarancı şiirlerinde “Yalnızlık ve ölüm” konularını ve bu konunların haricindede yitik aşklar, mutlu sevdalar, yalnızlık, yaşadığı bohem hayatın buruklukları, çocukluk özlemi gibi konuları şiirlerinde işlemiştir.

Cahit sıtkı tarancı'nın şiirlerinin dili

Vezin ve kafiyeden kopmamış; ama ölçülü veya serbest, her türlü şiirin güzel olabileceği inancını taşımıştır. Açık ve sade bir üslubu vardır. Çoğu gerçeğe bağlı olan mecazları, derin, karışık ve şaşırtıcı değildir. Uzak çağrışımlara ve hayal oyunlarına pek itibar etmemiştir. Zaman zaman bazı imaj ve sembollere başvurmuştur.

Cahit sıtkı tarancı'nın en ünlü şiirleri

1. Yaş Otuz Beş

2. Memleket İsterim

Cahit sıtkı tarancı'nın anne ve babası kimdir?

Babası, Diyarbakır'da ticaret ve ziraatle uğraşan köklü Pirinçcizadeler ailesinden “Bekir Sıtkı Bey”, annesi'de babasının amca kızı “Arife Hanım”dır.

cahit sıtkı tarancı

Cahit sıtkı tarancı'nın eğitim hayatı

Diyarbakır'da başladığı ilk eğitimin ardından aile geleneğinden ötürü orta öğrenim için Kadıköy Fransız Saint Joseph Lisesi'ne gönderildi. Lise öğrenimi için 1931 yılında Galatasaray Lisesi'ne geçti.

1931’de girdiği Mülkiye Mektebi'nden ikinci senenin sonunda atılınca Yüksek Ticaret Okulu'na girdi ancak memuriyet sınavını kazanıp Sümerbank’ta çalışmaya başladıktan sonra bu okuldan da ayrılmak zorunda kaldı.

Memuriyetten kendi isteğiyle ayrıldıktan sonra  Üniversite yüksek öğrenimin tamamlamak üzere Paris'e gitmiştir. 1938-1940 yılları arasında Sciences Politiques'e devam etmiştir.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Alman uçakları 1940 yılında Paris’i bombalamaya başlayınca öğrenimini tamamlayamadan tekrar yurda dönmek zorunda kalmıştır.

Cahit sıtkı tarancı'nın ilk şiir kitabının adı nedir ve nerede yayımlanmıştır?

Cahit sıtkı tarancı'nın “Ömrümde Sükut” adlı ilk şiir kitabı henüz Mülkiye Mektebi’nde iken yayımlanmıştır.

Cahit sıtkı tarancı şairlik haricinde hangi meslekleri yapmıştır?

1. Sümerbank'ta memurluk yapmıştır.

2. Paris Radyosu'nda Türkçe yayınlar spikerliği yapmıştır.

3. Cumhuriyet gazetesinde öykü yazarlığı yapmıştır.

4. Babasının dükkanında tüccarlık yapmıştır.

5. Anadolu Ajansı'nda, Toprak Mahsulleri Ofisi'nde ve Çalışma Bakanlığı'nda tercüman olarak çalışmıştır.

Cahit sıtkı tarancı'nın aldığı ödüller

Otuz Beş Yaş şiiriyle CHP Şiir Ödülü

Cahit sıtkı müze evi

Cahit sıtkı tarancı'nın ailesinin Diyarbakır’daki evi 1973 yılında “Cahit Sıtkı Müze Evi” olarak ziyarete açıldı.

Cahit sıtkı tarancı'nın şiir kitapları

1. Ömrümde Sükut (1933)

2. Otuz Beş Yaş (1946)

3. Düşten Güzel (1953)

4. Sonrası (1957)

Cahit sıtkı tarancı'nın ölümünden sonra derlenen eserler

1. Ziya’ya Mektuplar

2. Gün Eksilmesin Penceremden

Cahit sıtkı tarancı'nın vefatı

Cahit sıtkı tarancı 1953 yılında geçirdiği bir krizden sonra felç oldu. Yatağa bağlı ve yarı bilinçli durumda olan şair; İstanbul ve Ankara’da çeşitli hastanelerde tedavi gördü; bir yıl kadar Diyarbakır’daki baba-evinde bakıldı. 1956 yılında tedavi ettirilmek üzere devlet tarafından Avrupa'ya götürüldü; zatülcenp hastalığına yakalanarak 12 Ekim 1956’da Viyana'da vefat etti. Cenazesi Ankara’da Cebeci Asri Mezarlığı’na defnedildi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.