Anne ve babamıza karşı sorumluluklarımız Nedir? Anne ve babamıza karşı sorumluluklarımız Ne demek? – Bilgi Anahtari

Anne ve babamıza karşı sorumluluklarımız nelerdir?

İslam dini ana-baba haklarına ayrı bir önem verir. Onlar bizi büyük bir özveri ile yetiştiren insanlardır. Biz daha dünyaya gelmeden annemiz bizim için sıkıntı çekmeye başlar. Aylarca karnında bizi taşır. Biz doğduktan sonra yine aylarca üzerimize titrer. Şefkatiyle kucaklar, hastalığımızda uykusuz kalır, bir yerimiz acırsa çok üzülür.

Doğumumuzla birlikte ilk aylarda genelde tek besin kaynağımız anne sütüdür. İhtiyacımız olan her madde anne sütünün içinde vardır. Kur’an-ı Kerim’de annemizin bizim için yaptıkları ile ilgili şöyle bir ayet bulunur: “Biz insana anne-babasına güzel davranmayı tavsiye ettik. Annesi onu zahmetle karnında taşıdı ve zahmetle doğurdu. Onun taşınması ile sütten kesilmesi otuz aydır. Nihayet olgunluk çağına ulaşıp kırk yaşına girdiği zaman: 'Ey Rabbim, beni öyle yönlendir ki bana ve anneme-babama verdiğin nimetine şükredeyim ve hoşnut olacağın iyi bir iş yapayım. Soyumdan gelenleri de benim için iyi kimseler eyle. Çünkü ben, gerçekten tövbe ile sana yöneldim ve ben gerçek Müslümanlardanım.' der.”,

Anne ve babalar için en güzel hediye, çocuklarının hayırlı bir evlat olmasıdır. Yıllar geçtikçe anne-babaların çocuklarıyla aralarındaki roller de değişir. Önceleri anne babalarına daha çok muhtaç olan çocuklar, ilerleyen yıllarda büyürler. İhtiyaçları gün geçtikçe azalır. Artık kendi kendilerine yeten bireyler olurlar. Öte yandan anne babalar zamanla ihtiyarlar. Önceleri rahatlıkla yapabildikleri bazı işleri göremez olurlar. Artık onlara destek olma sırası onların çocuklarına gelmiştir. Kur’an-ı Kerim’de bu rol değişimi şöyle ifade edilir: Onlar ihtiyarken ikisine de merhametle tevazu kanatlarını indir. Ve şöyle de: “Ey Rabbim! Onlar beni küçükken nasıl terbiye edip yetiştirmişlerse sen de kendilerine merhamet et!”

Her anne-baba, evladından kendine karşı saygılı olmasını bekler. Bizler anne-babalarımıza karşı saygıda kusur etmemeliyiz. Onlara adlarıyla hitap etmek, konuşurken sözlerini kesmek, kızmak, bağırmak, onları susturmak veya onların isteklerine karşı duyarsız kalmak gibi çirkin davranışlar hem dinimiz hem de toplumumuz tarafından da hoş karşılanmaz. Ancak saygılı olmak, onların yanında hiç konuşmamak, fikirlerini ortaya koymamak demek değildir. Burada saygı ile kastedilen, fikrini ortaya koyarken kişinin konuşma ve davranış tarzına dikkat etmesidir.

anne ve babamıza karşı sorumluluklarımız

Hz. Peygamber, insan vefat ettikten sonra dünyadan alacağı bir sevap kalmadığını söyler. Ancak üç durumda kişi dünyadan ayrılmış olsa bile sevap kazanmaya devam eder. Üç durumdan biri, anne-babasının arkasından hayır dua eden iyi bir evlattır. Bu kimse her dua edişinde veya iyilik yapışında anne-babası da sevap kazanır. Çünkü onun böyle güzel davranışlar yapması için gerekli terbiyeyi onlar vermiştir. İnsanın güzel davranışlar sergilemesi başarıdır ve bu başarıya emek harcamış ebeveynler de sevaptan nasiplerini alırlar.

Peygamberimizin bir tavsiyesi de anne ve babamızın iyi dileklerini, bizim için hayır dualarını almaya çalışmaktır. Bu da ancak onları memnun etmekle mümkün olabilir. Konuyla ilgili hadislerden biri şöyledir: “Üç dua vardır ki bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, yolcunun duası ve anne-babanın evladına duası.”

Anne-babalarımıza karşı görevlerimiz onlar vefat etseler de bitmez. Onların değer verdikleri kimselere biz de değer vermeye devam etmeliyiz. Bu konuda Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Kişinin yapacağı en üstün iyiliklerden biri, ölümünden sonra babasının dostları ile diyaloğu koparmamasıdır.”

Hz. Muhammed (s.a.) bir babanın evladına bırakabileceği en güzel mirasın “onu güzel terbiye etmesi” olduğunu söylemiştir. Onların bize verdiği terbiyeye göre hareket etmemiz en çok onları sevindirir. Biz de böylece hayır dualarını almış oluruz.

Temel ayet

“Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının! Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.” (Nisa suresi, 1. ayet.)

Temel hadis

“Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir